




|
|
Çocukluğunda bir çok kişinin bacağını ısırgan
dalamıştır. Hatta bazı kişilerin çocukluk
anılarında bacaklarına ısırgan otu vurularak
cezalandırılma da yer alır. Bundan dolayı
ısırganın pek de iyi bir şöhreti yoktur. Ama,
yararlarını bilenler, dalamasına aldırmazlar.
İlkbaharda tarla kenarlarından, duvar
diplerinden, viraneliklerden ısırgan toplarlar.
Tabiî eldiven ile... Isırgan otunun dalları ve
yapraklarındaki dalayıcı tüylerinde serbest
formik asit bulunur. Bitkiye temas eden cildin
yanması, kızarıp kabarmasına, evvelce bu asidin
sebep olduğu sanılırdı. Şimdi, bu etkinin
tüylerde bulunan histamin ve asetilkolinden
ileri geldiği anlaşılmış bulunuyor. Belki de bir
savunma mekanizması olan bu özelliğinden dolayı,
ısırganın yabana atılması haksızlık olur. Çünkü
o, aynı zamanda insan sağlığı için de bir
savunmacı... Doğal antiromatizmal Farmakolog
Prof. Dr. Tuhan Baytop'un "Türkiye'de bitkiler
ile tedavi" adlı kitabında, ısırgan yaprakları
ve köklerinin dahilen kan temizleyici, idrar
söktürücü, iştah açıcı olarak kullanıldığı
yazılı. Romatizma ağrılarını gidermek için, taze
ısırgan otunun ağrıyan yerlere sürülmesi de,
aynı kitapta tavsiye ediliyor. Çok eski
zamanlardan beri, halk hekimliğinde
antiromatizmal olarak ısırgan otu kullanılır.
Hatta, bacaklarını ısırgan dalamış çocukların
ileride romatizmaya yakalanmayacakları söylenir.
Vikingler, fırtına sırasında eve yıldırım isabet
etmemesi için, Fırtına Tanrısı'na adak olarak
ısırgan otlarını ateşe atarlarmış. Ateşe atmayıp
da tencereye atsalardı, belki yıldırımdan değil
ama, İskandinavya soğuğunda romatizma olmaktan
korunabilirlermiş. Halk hekimliğinde ısırganın
başka kullanım alanları da var... Özellikle sütü
gelmeyen veya az gelen annelerin sütünü
getirmek, âdet kanamalarını hafifletmek, basit
kanamaları durdurmak, ağız mukozası ve diş eti
iltihaplarını gidermek, ergenlik sivilcelerini
yok etmek, saç dökülmesini önlemek için
ısırgandan yararlanılır. Şifalı bitki uzmanı
Maurice Mességué, güzellik kremlerinde de
ısırgan kullanmış; "Belki de şimdi güzel
hanımlar kremlerimde ısırgan olduğunu öğrenince
onları bir daha kullanmamaya karar verirler."
diyor. 1993 yılında İzmir'de yapılan X. Bitkisel
İlaç Hammaddeleri Toplantısı'nda, ısırgan tohumu
yağının antienflamatuvar (iltihabı önleyici)
etkisine ilişkin bir bildiri verilmiş.
Vikingler'in güç kaynağı Çok eski zamanlardan
beri, ısırganın insana güç verdiği de kabul
edilir. Vikingler, ısırgan sapları taşımanın,
insana cesaret, güç ve direnç kazandırdığına
inanırlarmış. Isırgan, sadece insanlar için
değil, hayvanlar için de güç kaynağı... Maurice
Mességué, yaşlı, güçsüz köpeklerine ısırgan
verdiğini yazıyor. Aşçılar Birliği Başkanı Aydın
Yılmaz Usta da, Mengen'in Kuzgül köyünde, hindi
yavrularının, bacakları güçlensin diye, kıyılmış
ısırgan ve kepek karışımı ile beslendiğini
söylüyor. Isırganın verdiği güce cinsel güç de
dahil... M.Ö. 1. yüzyılda yaşamış Latin şairi
Ovidius, "Ars amatoria" adlı eserinde ısırgan
içeren bir kuvvet macununun reçetesini vermiş.
Neron döneminde yaşamış Latin şairi Petronius
da, Romalı bir rahibenin (çok tanrılı olsa
gerek), erkekleri azdırmak için ısırgan ile
kamçıladığını yazmış. Maurice Mességué'nin bu
konudaki bir tanıklığı daha da ilginç... Yüz
yaşını geçmiş bir Gaskonyalı, çırılçıplak
ısırgan otlarının arasına girer, yatıp
yuvarlanırmış. Bu ihtiyarın kadınlara pek düşkün
olduğu bilinirmiş. Isırgandan kuvvet macunu
yapmak çok kolay... Isırgan tohumu havanda
dövülüp bal ile karıştırılınca, macun oluyor. Bu
macundan günde 2-3 çay kaşığı alınabilirmiş. Bir
günde alınacak ısırgan tohumu miktarı 8-10 gramı
geçmemeli imiş. Isırgan otunun genç sürgünleri
ve yaprakları, pişirildiği zaman, dalayıcılığını
yitirir; ıspanak gibi yenilebilen bir sebze
olur. Kurutulduğu zaman da, yemeği yapılabilir.
Kurutulup ufalanmış ısırgan, çay gibi
demlenebilir. Britanya'nın bazı bölgelerinde
ısırgandan bira bile yaparlar. Isırgan, 10-15
dakika haşlanıp süzüldükten sonra, üzerine
zeytinyağı ve limon suyu gezdirilince, salata
gibi yenebilir. Tek başına veya yumurta ile
birlikte kavrulduktan sonra, üzerine yoğurt
dökülünce lezzetli bir yemek olur. Isırgandan
yapılan yemeklerin en bilineni ve en yaygını,
ısırgan çorbasıdır. Böreği de yapılır. Isırganlı
börek Aydın Yılmaz Usta, profesyonel aşçılar
için yazdığı kitapta ısırgan otlu sebzeli çayır
böreği adlı bir böreğin tarifini vermiş. Gerekli
malzemeyi 6 kişilik börek için hesaplamış.
Böreğin içi için 500 gr. haşlanmış ve doğranmış
ısırgan otu, 200 gr. ince doğranmış soğan, 100
gr. zeytinyağı, 1 çay bardağı süt, 500 gr.
çapraz ince doğranmış pırasa, 2 adet yumurta, 1
çay kaşığı karabiber ve tuz; börek hamuru için
de, 600 gr. un, 300 gr. yoğurt, 2 yumurta, tuz
ve su gerekli. Önce iç hazırlanacak... Tencereye
zeytinyağı koyulup kızdırılacak. Soğan koyulup
bir iki karıştırıldıktan sonra pırasa ve daha
sonra da ısırgan eklenip karıştırılacak.
Yumurta, süt, karabiber, tuz katılıp bir
kaynatmada ateşten alınacak. İç bir kenarda
soğutulurken, hamur hazırlanacak... Un, yoğurt,
yumurta ve tuz karılıp kulak memesi kıvamında
hamur tutulacak. Hamur ıslak bir bez ile örtülüp
5 dakika dinlendirilecek. Sonra 10 eşit parçaya
bölünecek. Her parça merdane ile açılacak.
Bunların 5 tanesi üst üste koyularak 2 adet
börek hamuru elde edilecek. Hamurların biri
tepsiye döşendikten sonra, üzerine iç yayılacak;
ikinci hamur da bunun üzerine kapatılacak. 5
dakika kadar dinlendirildikten sonra, doğru
fırına... İyice kızarsın ha!.. Isırgan salatası
İşte Aydın Usta'dan bir de ısırgan salatası
tarifi... Çukur bir kabın içinde 400 gr. yoğurt,
2 yemek kaşığı zeytinyağı, 30 gr. dövülmüş
sarmısak, ½ çay kaşığı karabiber ve tuz, yumurta
teli ile iyice karıştırılıp sos hazırlanır. 1
kg. haşlanmış ve doğranmış ısırgan otuna
hazırlanan yoğurt sosunun yarısı katılıp alt üst
edilir. Salata tabaklara alındıktan sonra,
üzerine sosun kalan yarısı gezdirilir. Bunun
üzerine de kırmızı pul biber serpiştirilir.
Isırganlı kuru fasulye Aşçılar Birliği'nin 18
Şubat 2001 tarihinde düzenlediği Kuru Fasulye
Günü'nde Metin Karaca Usta, ısırgan otlu kuru
fasulye yapmıştı. O gün için hazırlanan
kitapçıkta bu yemeğin 10 kişilik tarifi
bulunuyor... Malzemesi, 500 gr. haşlanmış kuru
fasulye, 500 gr. haşlanmış ısırgan otu, 500 gr.
kıyma (koyun etinden), 150 gr. margarin, 300 gr.
ince kıyılmış soğan, 700 gr. kabuğu soyulmuş ve
kare doğranmış domates, 3 adet çuşka biber ve
tuz. Yapılışı ise şöyle: Tencerede yağ
kızdırılır. Yağa soğan ve kıyma katılıp
karıştırılır. Kıyma suyunu salıp çekince,
domates, biber, tuz ve su koyulup kaynatılır.
Sonra fasulye ve ısırgan otu eklenip bir kez
karıştırılır. Ağır ateşte 20 dakika pişirilir.
Demek ki, ısırganı hor görmemeli... Arayıp
bulmalı, şifa niyetine kullanmalı... |
|
|

|